Bela paratoneri – 4

“Vukuatsız günüm geçmesin.” ilkesi gereği dün gece başıma gelenleri, bilmeyi hak ettiğinizi düşündüğüm için yazacağım; çünkü bu kadar saçma bir olay kaç kişinin başına gelir bilmiyorum. Yaz sıcaklarının dayanılmazlığını biraz olsun dayanılır hale getiren deniz kenarı semtlerden birinde bir bankta oturuyordum. Dayanılmazlığı dayanılır kılma arayışında, çoluklu çocuklu onlarca aile de oradaydı. Rahat durmayan çocukların bir kısmı, tam oturduğum bankın arkasında oyun oynuyorken (ya da ben öyle zannediyorken) dirseğimde bir acı hissettim. İçimden “Çocuğum, elinize kolunuza sahip çıkın!” derken dışım sessiz kalmayı tercih etti. Sonra bir ara arkaya baktım, çocuklar kediyle oynuyordu. Dirseğime baktım ufak bir çizik olmuş, çok hafif de kanayacak gibi olmuş ama yara o kadar kanamamış ve hava o kadar sıcak ki çizik olan yer açıldığı anda kapanmış. “Aa beni kedi tırmaladııı.” demek suretiyle, takriben üç dakika gecikmeli aydınlanmamı yaşadıktan sonra, sağımda solumda duyduğum ısırılma – tırmalanma hikayelerinden hatırladığım parçaları birleştirip hastaneye gitmem gerektiğine karar verdim.

İstanbul’un taşı toprağı trafik olduğu için, azami kırk dakikada ulaşacağım hastaneye gidişim bir saatten uzun sürdü. Millet türlü hastalıklarla gelmiş, ağrısı olanlar feryat ediyor, ben bu insanlarla aynı acil sırasını bekliyorum. İnsan, o minik çiziği gösterip “Beni kedi tırmaladı da…” demeye utanıyor. Bu yüzden utandım. Oradan oraya, oradan oraya yönlendirilmenin son durağı enfeksiyon hastalıkları bölümüydü. Burada utanmaya gerek kalmıyor; çünkü dışarıda ve içeride bekleşenler aşağı yukarı aynı durumdalar. Herkes birbirini tanıyor gibiydi. Bu işe akıl sır erdirememekle birlikte “Boşuna sıra bekliyor olmayayım?” düşüncesiyle ben de mevzuya ortasından daldım, sağ olsunlar enfeksiyon muayene asistanına yönlendirdiler. Benden önce gelen adaşım kızcağızı da parkta otururken, görmediği bir kedi tırmalamış. O da benim gibi utana sıkıla girdi, “Bu da gösterilir mi ya?” diye diye. Böyle bir saçmalık olmamalı gerçekten. Kediyi de kınadım. Hayır, tırmalamanın da bir adabı olmalı. Git, canını kim sıktı, sinirine kim bastıysa onu tırmala. Benim senin varlığından bile haberim yok be, insaf!

kuduz aşısı.jpg

Sırayı beklerken geçen konuşmalar sayesinde olaya vakıf oldum. Aşı beş doz olduğu için ve ilk gün birlikte gelenler, kalan dozlarda için de aynı günlerde gelip orada karşılaştığı için akraba gibi olmuşlar. Başka seçenek de pek yok aslında; çünkü küçücük alan ve anlamsız bir şekilde uzun sürüyor herkesin işi. Uzun bir sorgulama, form doldurma safhasından sonra, bilgilendirme yapılıyor, vs. Sonra aşı işte… Sıra beklerken gördüğüm kadarıyla işi biten çekip gidiyordu. Aşıyı yapan doktor, muhtelif şeylere alerjim olduğunu öğrenince “Sen bir kaybolma, 20 dakika kadar buralarda ol, sonra beni gör.” dedi. Bir an kendimi ağır bir vakaymış gibi hissettim, dertlendim, gittim bahçedeki banka oturdum. Bir kedi geldi. Ona defolup gitmesini söyledim. Biraz miyavladı. Arkadan biri “Sizi de mi sevdiğiniz kedi tırmaladı?” diye seslendi. Döndüm, “Yok, ben zaten kedi sevmezdim. Bundan sonra gözüme görünmeseler iyi olur.” dedim. Sürem dolmuştu, doktorun yanına gittim. Mahalle abisi tonlamasıyla “Ne durumdasın? Ağrın, alerjin, bir şeyin yok? Oldu, tamam, gidebilirsin.” dedi, gönderdi. Bir aya yayılmış olarak dört doz daha karşılacağım bu insanlarla. Yani yeni akrabalarımla…

Bela paratoneri – 4” üzerine bir yorum

  1. ahahahaha
    doktor aşıyı yaptıktan sonra sorar:
    -şuna buna alerjin var mı?
    -evet var, hatta bi keresinde acil hastaneye kaldırdılar.
    -hmm… taam sen bi git dolan gel.

    20 dk. sonra, kahramanımız kapıyı çalar ve içeri girer. Doktor şöyle bi bakar ve:
    -hah gelmişsin, taam yaşıyorsun, nefes filan alıyorsun, demek ki bu aşıya alerjik reaksiyon göstermiyorsun. taam bişi olmaz sana, 4 tane daha vurabiliriz.

    adsfdgf

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s