Manyak mıknatısı

Normal insanlarla iletişim halinde olabilmek için birinci kural normal biri olmak sanırım. Birinci kuraldan kaybetmem üzücü. Mesela, normal insanlar yeni bir telefon alınca eskisini satar değil mi? Ben yeni bir telefon aldım ve eskisini kullanmaya devam edip yenisini satmaya kalkıştım. Saçmalıklar zinciri böyle başladı. Büyük konuştuklarımdan birini daha yutma vaktiydi. İlk defa internet üzerinden bir şey satacaktım. Böyle deyince de, sanki normal şartlarda seyyar satıcılıkla iştigal ediyormuşum gibi oldu. Daha önce gerçek hayatta da böyle bir satış yapmadım ama internet üzerinden satış, bana daha ürkütücü gelmiştir hep. Sağa sola sorduğumda, çoğunluk bir uygulamada birleşiyordu. Derhal eski telefonuma uygulamayı indirdim ve teknoloji özrüme rağmen, yeni telefonumun satış ilanını deneye yanıla açmayı başardım. Artık, alıcıların mesajlarını bekleyecektim.

satış

Uygulamayı tavsiye edenler, gelecek saçma mesajlara karşı ikaz etmişti. Yine de, ne yalan söyleyeyim bu kadar fantastik diyaloglara sahne olacağını tahayyül edeme(z)dim. Tüyü yeni bitmiş bir çocuk yazdı önce: “Fiyatta pazarlık payı var mı?” Olmadığını söyledim. Faturasını sordu. Faturasının olduğunu belirtip aldığım yeri yazdım. Numarasını yazıp “Atabilir misiniz?” dedi. Birleşik ve soru işsaretsiz olarak yazdı elbette. Zaten mesaj ekranına bakamıyordum, asabım bozuluyordu imla hataları gözüme çarptıkça. Uygun bir dille, bunu güvenli bulmadığımı, almaya geldikleri takdirde faturayı da görebileceklerini yazdım. Satın aldığım şubeyi, tarihi, ödeme şeklini de yazdım ki başka soru sormasın. Mesajların devamı şöyleydi (Arıza Alıcı – 1: AA1, Terelelliden Halliceyim: TH):

AA1: En son ne olur o zaman?

TH: Pazarlık payı sorduğunuzda yok demiştim.

AA1: Tamam o zaman. Siz bilirsiniz. 1700 TL param var gelip alacaktım. (Atarlı, “Kendin kaybedersin.” demeye getirirken bir yandan da paranın kokusunu alınca atlar mıyım diye yoklamayı da ihmal etmiyor :))

İkincisi daha ilginç bir vakaydı:

AA2: 1550 nakit uyar mı hanımefendi?

AA2: 1650 nakit. (Humm, kendi kendine pazarlık… İlginç.)

AA2: Uyar mı hanımefendi?

TH: Teşekkürler, 1800 son.

AA2: 1700’e anlaşalım olur mu? Eşime doğum hediyesi alacağım, ikizlerimiz oldu yeni.

Burada araya gireceğim. Ortamın acemisi olduğum için, yolda yürürken yanınıza gelip “Yol parası verir misiniz? Lütfen. Çantam çalındı, cüzdanım da gitti.” tipi, duygulara oynama yöntemi miydi, yoksa adam ciddi ciddi özelini mi anlatıyordu, emin olamadım. Gerçi iki durumda da fikrim değişmeyecekti ama merak kediyi öldürmüş ya, insan yenik düşüyor bazen. Sanki biraz deşsem adam, bebek bezlerinin ne kadar da pahalı olduğundan dem vuracak, sonra hastaneye ne kadar ödediklerini falan anlatacamış gibi geldi. Madem canın dram istiyor, olur, senin kurallarınla oynayalım çiçeği burnunda baba kardeş. “Allah bağışlasın” ile yaptığım girizgahı müteakip, telefonu nereden, ne kadara satın aldığımdan başladım, nakit ihtiyacımdan dolayı satmak zorunda kaldığımdan çıktım, “Siz olsanız satar mısınız o fiyata?” ile altın vuruşu yaptım. “Peki tamam o zaman. Olmuyorsa zorlamanın anlamı yok. Teşekkür ederim. Hayırlı geceler.” dedi. Çok kısa bir an “Düzgün insanlar da mı varmış burada?” diye hayrete düştüm, sonra yattım, uyudum. Sabah aynı kişiden mesaj geldi:

AA2: 1700 nakit uyar mı? (“Balık mısınız beyefendi?” diye sorasım geldi, sormadım. Sonradan anlayacaktım ki o da “Fiyatı düşürmek için her yol mübah” anlayışını benimsemişti.)

TH: Dün de sormuştunuz.

AA2: Olmaz mı 😦

“Olmaz.” demeye lüzum görmediğim gibi sabrımı da yetiremeyecektşm. Kendi haline bıraktım. Sabrım, başka alıcı adaylarıyla zorlu mücadelemde çokça lazım olacaktı. Kapanışı, şimdiye kadar karşılaştıklarım arasında en ilginç olanıyla yapacağım. Ben bunu herhangi bir kılıfa yakıştırıp yaftalayamadım, belki siz yapabilirsiniz:

AA3: Merhaba! Hala satılık mı?

AA3: Abi 1500 TL var.

AA3: Uygun dersen hemen alayım?

TH: Son fiyat 1800. Teşekkürler.

AA3: Açılmamış kutu 1800. Neyin kafası bu?

TH: Çözüm basit. Açılmamış kutuyu alın o zaman.

AA3: Hayatta başarılar diliyorum, zor ama.

AA3: Merhaba.

AA3: Cihazı almak istiyorum.

AA3: Ben de aynısını dört gün önce almıştım. Eve hırsız girip çalmış.

AA3: Güzel bir ikram yaparsanız hemen alabilirim.

Ben sana nasıl ikram yapmam?! Al bakalım, ikramın burada, paket yaptım.

TH: Açılmamış kutu 1800 demiştiniz. Onu almanızı salık veriyorum.

AA3: Zuhaha

AA3: Abla telefon bulamadım.

AA3: Sinirliydim. Kusura bakma.

AA3: Merhaba! Almak istiyorum.

AA3: Hırsız deli etti beni.

Oldu da canınız çok sıkıldı, duvarlar üstünüze üstünüze geldi ve yapacak bir şey bulamadınız. Hayatınıza renk katmak için yepyeni bir yol öneriyorum sizlere. Açın bir ilan, bir şey satmayacak olsanız da olur. Onların da genel olarak bir şey almaya pek niyeti var gibi görünmüyor zaten. Konuşma bitiminde hem sıkıntınız geçmiş olacak, hem halinize şükredeceksiniz. Afiyet olsun.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s