Mızıkçı mıyım, çıkıntı mı?

Hala öyle midir bilmem, bizim zamanımızda her bahar bir defa okul pikniği olurdu. Öyle mangallı falan değil tabii. Zaten ben mangal sevmem. Pikniğe gelen herkes kek, börek, salata gibi altın günü tarzı yiyecekler getirirdi. Asitli/asitsiz meyve suları alınır, tüm malzemeler plastik bardak ve tabaklarda, içerisine envaiçeşit toz-tüy doluşmak suretiyle afiyetle tüketilirdi. Yeme-içme safhasından sonra, Kodak film takılmış makinelere mutlu mutlu pozlar verilir, fotoğraflar çekilirdi. Fotoğraf paylaşmak mümkün olmadığı gibi, makine içindeki filmin bitirilip tab ettirilmesi, bir sonraki pikniği bulurdu. O arada siz çoktan unutmuş olurdunuz verdiğiniz tavşan kulaklı pozları. Fotoğraf muhabbeti de bittikten sonra, Alman lastiğinden Çin lastiğine batı-doğu hattında ne kadar ülke varsa hepsinin saçma sapan tekerlemeli lastik oyunu oynanır, su savaşı, istop, ortada sıçan da sıkılana kadar oynandıktan sonra hala akşam olamadığından, kalan vakti değerlendirmek, arkadaşlarınızla kafa uyumunuz ve hayal dünyanızın değişikliğine bağlı olarak ilginç şekiller alabilirdi.

Takdir edersiniz ki çok normal arkadaşlarım yoktu. Bir tanesinin aklına şahane bir fikir geldi: Yürüme mesafesindeki öğretmen evine gitmeliydik! Bu arkadaşla iş eğitimi dersinde öğretmen masasının önünde halay çekmişliğimiz, o öğretmenin de, dünyanın en normal şeyini yapıyormuşuz da sadece yer seçimimizde hata varmış gibi “Terelelliiiiiii, Arzuuuuuu, gidin şurada halay çekin!” diye çığlık atarak, kendisinin daha uygun gördüğü bir yeri işaret etmişliği var. Sorun sadece bizde değildi yani. Arzu’nun muhteşem fikrinin cazibesine kapılan, çoğu kız, 5-6 arkadaş öğretmen evine gittik. Bahçesinde biraz takıldıktan sonra, oranın çok sıkıcı olmaya başladığına oy birliği ile karar verip, kapının da açık olduğunu görmenin akıl çeldiriciliğiyle içeri daldık. 2-3 katlı küçük bir bina olduğu için, içeriyi tamamen turlamamız çok uzun sürmedi. Günler o zamanlar ne kadar uzunmuşsa, her şeyi yapıyorduk ve nasıl oluyorsa hala kucağımızda tonla zaman kalıyordu. Bir şeyler yapmalıydık ama ne?

Aşırı normal arkadaşlardan biri barı görünce Arzu’dan daha dahiyane bir fikirle ileri atıldı: “Hadi ben barmen olayım, siz de müşteri olun!” Bu şahane fikre, doğuştan örümcek kafalı oluşum dolayısıyla benim karşı çıkacağımdan kimsenin şüphesi yoktu fakat belirleyici olan, çoğunluğun kararıydı. Bu yüzden, herkesin fikrini beyan etmesi beklenecekti. Babasının alkol problemi nedeniyle anne-babası boşanmış olan bir arkadaş da, hayatı boyunca alkol kullanmamaya yemin etmiş olduğu için, oyunu hayır yönünde kullandı. (Bu yemini altıncı sınıf öğrencisi bir kız çocuğunun ettiğini bilmenizi isterim.) Çoğunluk evet dediği için o oyun oynandı. Arkada duran şişeleri tek tek süzdükten sonra, muz likörünün ne kadar da güzel göründüne karar verdiler. Haliyle oyunu falan unuttular, buldukları ilk bardağa bir miktar doldurup elden ele dolaştırıp tadına baktılar. Oyunun fikir babası olan barmen kız tuvalete koşup kustu. Bize de içmemekte kesin kararlı olup olmadığımızı sordular. Yeminli arkadaş ne yaptı hatırlamıyorum. Ben, “Bana bu soruyu ne cüretle sorarsınız!” manalı bakışı attıktan sonra, olay yeri inceleme ekibi gelmeden, derhal piknik alanına dönmemiz gerektiğini bildirdim. Aşırı mantıklı konuştuğum için itiraz eden olmadı, geri döndük. Öğretmenlere ya da velilere ne demişiz de gitmişiz ya da bir şey demiş miyiz bilmiyorum. “Neredeydiniz siz?” diye soran da olmadı. 

Öğretmen evinde o gün bir görevli varsa o neredeydi? Görevli falan yoksa kapılar neden ardına kadar açıktı? Bunlara dair hala hiçbir fikrim yok. Arzu ile konuşurken hala ara ara hatırlayıp güldüğümüz bir şey var. Böyle zamanlarda evlere dağıldıktan sonra ev telefonundan muhakkak birimiz diğerini arardı günün kritiğini yapmak üzere. O gün de gelenek bozulmadı. Arzu aradı, hararetli hararetli sordu: “Terelelli seni çok merak ettim. Gider gitmez hatim indirmişsindir diye düşündüm gerçi. Ne yaptın? İyi misin? Tövbe edip arındın mı?” 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s