Lanetli saat

İki ay kadar önce bir arkadaşımla hafta sonu için Eskişehir’e gitmiştik. Kışın ortasında, Eskişehir’in dondurucu soğuğunda, yerde kar var ve altımızda araba yokken, toplu taşımayla bir yere kadar dolaşabildik. Ara ara da ısınmak için dükkanlara girip çıkıyorduk. Bir takı dükkanına girdik. Saatlerin olduğu kısımda epey oyalandık. Farklı renklerde kayışları ve hepsinin içinde dünya haritası olan bir seriyi tek tek denedik. Her rengi de hoş duruyordu gerçekten. “Sen o rengini alırsan şuyunla giyersin, ben bu rengini alırsam buyumla giyerim.”, “Ya bunun içinde kalp varmış, ben kalp şeklinden nefret ederim.”, “Aa, bunun böylesi de varmış.”, “Şu diğer renk daha mı iyi durdu sanki sende?, “Ama bunun kasası daha kalın. Kaba duruyor baksana.” diye diye yarım saat kadar kaldık orada. Sonunda ben saati, çocuk bileği gibi duran bileğime fazla kaba buldum ve almaktan vazgeçtim. Arkadaşım ödeme yaparken ben hala, “Tekrar denemek istesem İstanbul’da bir yerde bulamaz mıyım ki acaba?” diye söyleniyordum. Bu arada sıradan bir takı dükkanındaydık. İstanbul’da şubesi falan olduğunu düşünmüyorum. Saatin de herhangi bir yerinde adı, sanı, bir şeyi yazmıyordu. Yazıyorduysa da biz görmedik. Biz o hafta sonu güzel güzel gezdik tozduk. (Hayır, mağaza gezmedik tabii ki!)
İstanbul’a döndükten 2-3 gün sonrasıydı sanırım. Facebook’ta anasayfayı kaydıra kaydıra bakınırken pat diye, “önerilen paylaşım” olarak, bu saat çıkmasın mı karşıma? Çıkmasın ya! O ne öyle, korku filmi gibi :/ Peki neden? Çünkü sayfa yabancı bir sayfaydı. Herhangi bir arkadaşım, sayfayı ya da paylaşımı beğenmiş veya altına yorum yapmış değildi. Dahası, benim takip ettiğim sayfalar arasında bir tane bile giyim, takı-toka, aksesuar, kozmetik, vb. içerikli sayfa yok. Bu da yetmedi gibiyse, saati internet üzerinden aratmış falan değildik. İlk sarsıntıyı atlatınca arkadaşıma sordum hemen “Bu nasıl olabilir?” diye. O da, yakın zamanda arkadaşlarının başına benzer bir şey geldiğinden bahsetti. Kendi aralarında “Şuraya mı gitsek?” diye konuştuktan sonra, o yerle ilgili uçuş ve otel önerileri çıkmaya başlamış reklam olarak.
lanetli saat
Buna da şaşırdıktan sonra, beynim reddetmiş olacak ki, unuttum gitti. Herhangi bir şeyi kolayca unuttuğum görülmemiştir pek. Hafızamın laneti bir nevi ama ne bileyim, karanlık bölgelere ötelemişimdir belki de. Konu üstüne düşünmüyordum artık. Bir zaman sonra, sözlükte bir başlık dikkatimi çekti. Bunlara benzer, bazısı daha aşırı uçta, yaşandığı iddia edilen olayları anlatmıştı yazarlar. Sonuçta da “Telefonlarımız üzerinden sürekli dinleniyor olabilir miyiz?” sorgulaması yapmışlardı. Kimisi dalga geçmiş “Ben de geçen akşam acıkmıştım. ‘Dürüm mü söylesem?’ diye düşünüyordum. Kapı çaldı. Paket servisle dürüm geldi. Zihnimi okumuşlar meğer!” diye. Dalgaya alınmayan, ciddi görünen olaylara da bir tur şaşırıp, biraz da ürktüm açıkçası. Denk gelip okuduğum başlığı bulamadım ama şurada benzer örnekleri görebilirsiniz:
Sonra, bunu da unuttum. Aradan birkaç hafta geçti. Bu arada, bir daha o saatin önerildiği reklam hiç çıkmadı. Geçen hafta sonu, Birleşik Krallık’taki CCTV’ler (güvenlik kameraları) ile ilgili bir yazı üzerine konuşuyorduk iki kişiyle. Yazıda “Devletler vatandaşlarını uzaydan izliyor olabilir mi? GSM operatörleri telefonları dinleyerek hangi bilgilerimize ulaşıyor? gibi sorulara da yer verilmişti. Bunları okuyunca, yakın zamanda olanları hatırladım. Olup biteni onlara da anlattım. İki gündür aynı saatin reklamı, bu defa başka bir isimle başka bir sayfada çıkmaya başladı. Kafayı yiyeceğim, o olacak!
  

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s