Bela paratoneri – 3: Züğürt tesellisi

İşteki ilk yılımdı. İznim olmadığı için ne kadar milli ve dini bayram varsa hepsinde bir yere gitmeye ant içmiş gibiydim. Gezmeye açtım. O kadar çok beklemiştim ki “Artık param var. Olmayan zamanım içinde bile bir fırsatını bulur, gezerim. Hiçbir şey beni durduramaz.” sanıyordum. Sanmaya devam et, aferin! 19 Mayıs pazartesiye denk gelmişti. Bir tur şirketinin cuma gecesi yola çıkıp pazartesi akşamı dönmeli Batı Karadeniz – Sinop turunu gördüm. Her ikisi de ayrı ayrı görmek istediğim yerlerdi ve bu, istisnai bir tur paketiydi. Normalde Batı Karadeniz tek olur. Ablamla, bir kuzenimizin aklına girdik ve birlikte gitmeye karar verdik. Bela, bu defa resmen geliyorum demiş de ben haberdar olmamak üzere kulaklarımı tıkamış, gözlerimi kapamışım. Ablam rahatsızlandı. Alelacele tur şirketini arayıp ablamın yerine başka bir kuzenimin adını kaydettirdik. İşten çıkıp eve gittim, hızlıca hazırlandım. Yola çıktık.

4,5 saat geçtiğinde Gebze’ye ancak varabilmiştik. İdrar kesem patlamak üzereydi ve durabileceğimiz hiçbir yer yoktu. Bilmem neredeki yol çalışması nedeniyle yollar kapalıymış. 19 Mayıs’ın pazartesiye denk gelişini fırsat bilen tek akıllı ben olmadığım için İstanbul’un kayda değer sayıda akıllısı, yollara çıkarak trafiğin sıkışıklığını katmerlemiştik. Keşke bu kadar akıllı olmasaymışım! Aşağı yukarı aynı saatlerde, farklı güzergahlara gitmek üzere yola çıkan arkadaşlarla telefonda yol durumu bilgisi paylaşıyorduk. Kimsenin söyledikleri umut veren cinsten değildi.

Sabaha karşı bir ara iğrenç bir yerde zaruri ihtiyaç molası verdiğimizde bütün otobüs hela kuyruğunda “Biraz seri olabilir miyiz?”, “Böyle mi kullanılır tuvalet?” vb. kulvarlarda sinir boşaltımı yapıyordu. Zavallı idrar kesem geberik duruma geçtiğinden yol boyunca uyuyamamıştım da. Bitti mi sandınız? Otobüse döndüğümüzde idrar kesesi ve sinirleri boşaltan güruhta kafalar yerine gelmiş, hangi zeka küpünün aklına geldiyse, biri oteli sormuştu. Batı Karadeniz – Sinop turu için konaklayacağımız otel Çankırı’nın bilmem ne ilçesindeymiş. (Gidince görecektik; orası ilçe falan değil, basbayağı mahrumiyet bölgesiydi. Çorak, bomboş bir arazinin ortasına termal otel kondurmuşlar. Etrafta, çıplak gözle bakınca görebileceğiniz, insan eliyle yapılmış hiçbir şey yoktu. Mübalağa değil, sahiden yoktu. Termal otel konseptini de çok yanlış anlamışlar. Otelin lobisinden tutun, restoranına kadar her yerde bir termal hava! Saunamsı otelde kısıtlı oksijenle idare etmeyi de öğrenecektik.) Otelin konumu bize, her sabah ve her akşam fazladan 4 saatlik yola mal olacaktı. Bu müthiş havadisle otobüs ahalisi, bir ağızdan rehbere giydirmeye başladı. Muhteşem bir bilgilendirme sonucu, otelin tur şirketine ait olduğunu öğrenmek dışında elimize geçen bir şey olmadı.

hamsilos

İki gün bir şekilde gezdik, ettik, yedik, içtik. İkinci gün Sinop’taydık ve her şeye rağmen o güzelliğin tadını çıkarabiliyorduk. Ta ki benim kafamın sağ üst köşesinde bir ampul yanana kadar: Ya dönüş trafiği de böyle olacaksa? Sonuçta İstanbul’dan kaçan nüfus pazartesi akşamı dönüşe geçecekti. Modern köleler olarak salı sabahı hapishanelerimizde olmak zorundaydık. Ekip arkadaşım uzmanlık sınavına hazırlanmak üzere, kalan dört gün için izin almıştı. Müdür yardımcım da iki gün raporlu olacaktı. Bünyem, geliş yolundakinin yarısı kadar bir trafiği bile kaldıramazdı. Sonrasında o haftayı mümkün  değil, sağ atlatamazdım. Sinop’tan uçak bakmaya başladım ama günde bir sefer varmış, o da sabahmış, kaçırmışım. Otobüsle dönmeye kalksam yine perişan olacaktım. İnternet tarayıcısının bir sekmesinde uçak biletlerine, diğerinde Türkiye haritasından Sinop’un komşu illerine, hatta onların da komşu illerine bakıyordum. Sonra tekrar diğer sekmeye sekip o illerden İstanbul’a tek yön uçak bileti bakıyordum. Samsun-İstanbul bileti buldum ama uçuş öyle bir saatteydi ki Sinop’tan Samsun’a otobüsle gidip, otogardan havaalanına sıfır sıkıntıyla geçmeliydim. Mevzubahis ben olunca “sıfır sıkıntı”, çok ütopik görünüyordu ama fazla seçeneğim var sayılmazdı. Evrene pozitif mesajlar gönderip yola çıktım. “Adana, çekil aradan!” demeyi unutmuşum zahir 😦

Samsun’a otobüsle ne kadar sürede gidebileceğimi soruştururken, “Gerze’ye uğrayan seferden sakın alma.” demişlerdi. O yüzden, bileti aldığım yerde özellikle sordum: “Gerze’ye uğramıyor değil mi?”, “Yok abla, direkt Samsun otogara gider”. Gidemedi! Gerze’yi geze göre gittim Samsun’a. Tabii yol uzamış oldu. Otogara indiğimde havaalanına yetişmek için 1 (yazıyla “bir”) saatim kalmıştı. Kime sorduysam “Toplu taşımayla yetişmen mümkün değil, taksiye binmen lazım.” dedi. Doğduğum ve doyduğum şehirde bile taksiye binmekten nefret eden ben, ilk defa geldiğim, yol – iz bilmediğim şehirde taksiye binmiştim. Talih yüzüme gülmediyse gelen giden de vuracak değildi ya! Taksi şoförü amca, gönüllü psikoterapist rolünü üstlendi. Ne var, ne yok anlattım adama. Gık çıkarmadan dinledi, teselli etti ve beni uçağa vaktinde yetiştirdi.

Uçak vaktinde kalktı, vaktinde indi. Sorunsuz bir yolculuk geçirdim ve inanamayacaksınız ama evime sağ salim ulaştım. Tamam, Sinop’a gidip Erfelek’i göremeden eve dönmek ve dönüş yolum için, tura verdiğim toplam paradan daha fazla masraf yapmak hoş olmamıştı ama bir gece önceden evimdeydim. Yatağımda uyuyup dinlenecek, ertesi günü de evimde geçirecek ve beni bekleyen zorlu haftaya, dinlenmiş ve sinir harbini atlatmış halde başlayabilecektim. İki kuzenim, Erfelek’in muhteşem olduğunu, çok şey kaçırdığımı ve dönüş yolunda herhangi bir trafik yaşamadan sorunsuz geldiklerini söylemeseydi daha iyi olabilirdi. Züğürt tesellisi: otobüsle panoramik Samsun turu yapmış, her şeyden önemlisi Gerze’yi görmüş oldum. Fena mı? (Cevabı lütfen içinizden veriniz.)

*Fotoğraf: Hamsilos Koyu/Sinop

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s