“Baba beni okuldan al”*

Adını vermeyeyim, teknoloji çağında kağıt işlerinin zirve noktasında devam ettiği bir üniversitede, 2009 yılında bir dönem yüksek lisansa devam ettim. Sonra kayıt dondurma başvurusu yaptım, sonucunu beklemeden defolup gittim. Arkamdan “Eheh bilimsel hazırlıkta kayıt donduramazsın kiii! Nanik!” tadında bir mektup gönderdiler. “Tamam, ben de zaten devam etmeyecektim. İyi oldu bu.” diye düşündüm. Benim veremediğim kararı onlar verdiği için sevindim. Başka bir üniversitede başka bir yüksek lisans programı için araştırma sürecinde olduğum dönemdi tam. Kayıt sildirmemin gerekip gerekmediğini soruşturdum. Hiçbir şey gerekmiyormuş. Aradan yıllar geçti. İkinci yüksek lisans programına başladım, onu bitirdim. İşe girdim, çıktım. Başka bir işe girdim, ondan da çıktım. Yeniden bir lisans programına kayıt yaptıracakken ne olur ne olmaz düşüncesiyle ilk yüksek lisansın bağlı olduğu enstitüyü aradım, “Ben başka bir üniversiteye lisans kaydı yaptıracağım, sizdeki yüksek lisans kaydım duruyor mudur? Sorun çıkmasın?” dedim. “Harç borcunuz görünüyor. Derslere devam edecekseniz harcı yatırmanız gerek, evet.” dedi. Hayır zaten dediğimi anlamıyor, ondan geçtim, 6 yıl olmuş, el insaf! Ben “Bilimsel hazırlıkta kayıt donduramazsınız.” gerekçesiyle atılmışım, atılmamışsam bırakmışım. “2009’daki 154 milyonu (milyon?) ödemiş miydiniz? Benim aklım oraya takıldı.” nedir lan! “Kafan çok güzelmiş, güle güle kullan abla” diyemedim, içimde kaldı fakat şu an bir rahatlama geldi. Oh, çok şükür.

Kayıt dondurayım diyenler de boşuna uğraşmasın mı, ne yapsın ki? Kendiliğinden donuyormuş gibi anladım ben. Neyse sonra, ben bu kaydı sildirmek üzere enstitüye gittim. Tozlu raflardan 6 yıllık evrakımı bulup indirdiler. Tüm evraklar, Yeşilçam filmlerindeki devlet dairesi arşivi usulü saklanıyor maşallah. Kadın dosyalarıma baktı, baktı, baktı, döndü bana “Devam edip bitirseydiniz?” dedi. Bitirmeye niyetim olsa kayıt sildirmeye mi gelirim? dedim içimden. O esnada dışım şunları diyordu: “Ama ben 4 yıl sıfırdan bir lisans programında okuyacağım.” Çok anlamış görünmemesine rağmen, “Hmm… İkisi aynı anda zor mu olur? Peki o zaman.” demesini beklemiyordum. Dedi. Kafaları biraz değişik çalışıyor. Hemen de genellememi yaparım. Yalnız, kadın o kadar üzüldü ki, birkaç saniye kadar “Acaba yapar mıyım öyle bir şey? İkisini aynı anda, hı?” diye ışık hızıyla bir şeyler geçti kafamdan. Hemen silkinip kendime geldim. Samimiyetsiz tebessümü yüzüme yapıştırdım, kaydımı sildirdim, çıktım.

*Başlık, üniversitede okuyan ama okumaktan yılmış bir kuzenimin “Baba beni okula gönder” kampanyasına atıfta bulunmalı isyanıydı, MSN zamanlarıydı, bu da onun iletisiydi. Okuyorsan öpering, okumuyorsan da öpering.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s