Maşallah dediğim…

Başlangıcını kestiremediğim bir zamandan beri, 40 yaşında bankadan emekli olup sonra boşluktan neye saracağını şaşırmış, oraya buraya şikayet başvuruları yapan, resmi makamlara, televizyon kanallarına vs. istek-öneri-tebrik e-postaları gönderen, sağda solda şahit olduğu olaylara müdahale eden, aşırı duyarlılık sahibi kadınlar gibiyim.Son 1,5-2 yıldır da akşam haberleri izleyemiyorum. Gündemi yine takip ediyorum, gün içerisinde de haber kanallarına bakabiliyorum ama akşam haberlerine tahammülüm kalmadı.

Bir akşam yine kanaldan kanala atlar, haber dışında izlenebilecek bir şey ararken teve2’de Armağan Çağlayan’ı gördüm, “Hepsi Bugün Oldu” isimli bir program sunuyordu. “Biraz bakayım, neymiş anlayayım.” derken sonuna kadar izledim programı. Daha sonra, takip eder oldum, o saatlerde evdeysem mutlaka izliyordum. O günlerde gündemde olan birbirinden farklı konuları, her akşam art arda çıkan alanında uzman 6-7 konukla konuşuyordu. Şatafattan uzak bir stüdyoda,  sade bir masada, teke tek sohbet şeklinde gerçekleşen bir program. Bu tarz programlarda, en üst seviyede popüler kültür kuklası olmuş konukları bile samimi bulmuşumdur hep. Bir dönem Saba Tümer yapıyordu bu formatta bir program. Neyse, Hepsi Bugün Oldu’da her konuk 10-15 dakika kadar kalıyordu yayında. Böylece hiçbir konu veya konuk, kanal değiştirtecek kadar sıkıcı olamıyordu. Hatta aksine, hiç ilginiz olmayan bir konuyu bile merakla dinlerken bulabiliyordunuz kendinizi. Programın diğer bir özelliği, konu ve/veya konukların aykırı görüşlerini dile getirebiliyor olmalarıydı. Katılın veya katılmayın, birinin televizyonda gerçek fikrini ifade edebildiğini görmek şaşırtıcıydı, uzun zamandır olmayan bir şeydi. Bir akşam programı izlerken, “40 yaşında banka emeklisi teyze” yanım dürttü, sürekli ekrana gelen iletişim bilgilerinden e-posta adresine yazmaya karar verdim:

“Merhaba bunu okuyan,
Armağan Çağlayan’ın Popstar’la gelen “kötü karakter” rolü, yıllardır üzerine yapışmış, bazımızın kendisine tahammülü kalmamıştı. Televizyonda izlediğimiz hemen her şeyin (ama özellikle bu tarz, formatlı programların) ekipten jüriye, izleyiciden oylamaya her şeyiyle kurgudan ibaret olduğunun çoğumuz farkında olmamıza rağmen, o rolleri bize dayatıldığı şekliyle algılayıp kabul etmekten çok kolay kaçamıyoruz. Armağan Çağlayan bundan en uzun süre nasibini alanlardan biri olabilir. Bir diğeri için bkz. Oray Eğin. Uzun lafın kısası, güncel programların saçmalıkları arasında, Armağan Çağlayan’ın böyle bir format, ve konu-konuklarla ekrana dönmesi sevindirici. Nüfusun belki yarısında fazlasının adını bile duymadığı bir kanalda yayın yapıyor olmanız, farkına varılmayanı fark etmişim, herkesin bilmediğini biliyormuşum gibi bana kendimi ayrıcalıklı hissettiriyor. Diğer yandan, program “80 milyon(!!!)” tarafından da izlensin ki bitmesin istiyorum. Devamlılığının sağlanmasını ümit ediyor, iyi çalışmalar diliyorum.”
Cevap gelmediği gibi, program bir hafta sonra yayından kaldırıldı. Tamam da neden?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s