Manyak mıknatısı – 2

Pazar günü herkes sıcak yatağında tembel tembel yatarken ben uyanıp işe gideceğim. Bir önceki gece Tosbik'i hastaneye yatırdılar. Daha bir yaşına bile girmemesine rağmen, günlerdir düşmeyen ateş yüzünden şişe şişe serum verildi. Hafta sonu nöbetçi doktor baktığı için, kendi doktoru pazartesi sabahı gidip durumunu görene kadar hastanede kontrol altında kalmasını isteyebilir. Bir yandan erkek kardeşim … Okumaya devam et Manyak mıknatısı – 2

Bela paratoneri – 5

30'uma yaklaşırken yeniden okumaya başladım diye insanlıktan çıktım sanıyordum. Okulun kendiliğinden yoğunötesi giden temposuna iş ve staj eklenince, içine düştüğüm durumu tanımlayacak kelimeleri bulamıyorum. Hal böyle olunca, insan olduğumu kendime hatırlatmak için, okul daha ara tatile girmeden "Kesin yola gitmeliyim ama nereye gitmeliyim?" diye düşünmeye başladım. Sonra kendi kendime dedim ki "Sen öğrencisin, küçük düşün." … Okumaya devam et Bela paratoneri – 5

Bayan hastalığı mı?

Liselerdeki hazırlık sınıfının henüz kaldırılmadığı bir zamanda liseye başladım. Okulun içi de dışı da labirentten halliceydi. 3-4 farklı merdiven vardı ve hangisinden inince hangi kapıya çıkacağımızı çözmek günlerimizi almıştı. İlk gün yapılan törende, lisenin yıllar yıllar önce bir müzik öğretmeni tarafından yazılıp bestelenen marşı okundu. Kendileri marşa eşlik ederken bizim alık alık etrafa baktığımızı gören … Okumaya devam et Bayan hastalığı mı?

Are you sex?

İnsanların yorgunken, uykusuzken, dikkati dağınıkken, falanken filanken bazen dili sürçer. Konuşurken dili sürçer de yazarken ne olur bunu kimse düşünmemiş. Ben durur muyum? Hemen düşündüm ve dedim ki yazarken de elimiz sürçer. Bazen bu sürçmeler öyle bir hale gelir ki yer yarılsa da içine girsem dersiniz. Yalnız, o yer yarılmıyor, kimse de içine giremiyor. Bu … Okumaya devam et Are you sex?

Bela paratoneri – 4

"Vukuatsız günüm geçmesin." ilkesi gereği dün gece başıma gelenleri, bilmeyi hak ettiğinizi düşündüğüm için yazacağım; çünkü bu kadar saçma bir olay kaç kişinin başına gelir bilmiyorum. Yaz sıcaklarının dayanılmazlığını biraz olsun dayanılır hale getiren deniz kenarı semtlerden birinde bir bankta oturuyordum. Dayanılmazlığı dayanılır kılma arayışında, çoluklu çocuklu onlarca aile de oradaydı. Rahat durmayan çocukların bir … Okumaya devam et Bela paratoneri – 4

Yaprak koleksiyoneri: Pıtpıt

Yeğenim Pıtpıt (4,5), henüz doğru düzgün yürümeyi bile beceremiyorken gittiği her yerden taş toplayıp eve dolduran bir çocuktu. Bu yazın başından beri de birlikte dışarı çıktığımızda duvarlarda sümüklü böcek bulup sayıyoruz. Hem tırsıyor, hem merak ediyor. Doğayla böyle değişik bir ilişkisi var 🙂 Arkadaşları doğum gününde ablama bir çiçek almış. Çiçek gibi de değil tam, … Okumaya devam et Yaprak koleksiyoneri: Pıtpıt

Burası neresi?

Çokuluslu hayli büyük bir şirketin, yıl sonu tahminleri üzerine düzenlediği, tüm gün sürecek bir konferansa katılmak için önceden internet sitesi üzerinden kayıt olmak gerekiyordu ve çalıştığım ekipten biri kaydını yapmıştı bile. Bir gün öncesinde bir değişiklik oldu ve konferansa benim katılacağım söylendi. O konferansa katılmak yerine mesaiye kalıp ofiste çalışmayı tercih ederdim. Aynı birimde başka … Okumaya devam et Burası neresi?

Uluslararası bela paratoneri

Bir şeyin kökünü kurutmak, oradan çıkacak türlü talihsizliklerle karşı karşıya kalmak için, o şeye dokunmama bile gerek kalmadığını yeni bir tecrübeyle sabitledim. Ablam iş arkadaşlarıyla birlikte, adını vermek istemediğim ama birazdan lanetle anacağım bir tur şirketinden Paris turu alacakmış. Kardeşimle bana "Gelin birlikte gidelim." dedi. Hesaba katmadığı önemli bir şey vardı: Biz iki kız kardeş … Okumaya devam et Uluslararası bela paratoneri

Manyak mıknatısı

Normal insanlarla iletişim halinde olabilmek için birinci kural normal biri olmak sanırım. Birinci kuraldan kaybetmem üzücü. Mesela, normal insanlar yeni bir telefon alınca eskisini satar değil mi? Ben yeni bir telefon aldım ve eskisini kullanmaya devam edip yenisini satmaya kalkıştım. Saçmalıklar zinciri böyle başladı. Büyük konuştuklarımdan birini daha yutma vaktiydi. İlk defa internet üzerinden bir … Okumaya devam et Manyak mıknatısı

Çift yarık deneyi

Interstellar filmini, vizyona girdiği dönemde ciddi bir zamanlama hatasıyla, muhtemelen çalışan birinin beyninin en yanık olduğu vakitte, bir cuma akşamı 21:00 seansında, iş arkadaşım ve onun kız arkadaşıyla izledim. Kızcağızın bünyesi normal olarak pes etti ve bir yerden sonra uyuyakaldı. He, biz uyanıktık da ne oldu? Sağlam kalan beyin hücrelerini de yakmış olduk. Çıkışta film … Okumaya devam et Çift yarık deneyi